5 Ocak, Cuma- Cumartesi, Pazar,

Günlük ile günce’nin farkı? Biri her günü raporlar gibi kayıt almak, günce ise bunu kıssadan hisseli ifade etmekti. Tomris Uyar, gün dökümlerinde okumuştum tarifini. Akşam sağlamasını yazarım. Yüzleşmeler senem başladı. Kendi gün dökümlerim, beyin dökümlerim ve incinmelerim. Yüzleşmelerden kaynaklı dört beş günü bir arada yazıyorum. Yüzleşmelerimi ayrıca kayıt altına alıyorum. Şimdilik kendime saklıyorum. Annemi ve… Continue reading 5 Ocak, Cuma- Cumartesi, Pazar,

Ocak 3, Çarşamba

Saat beş civarı gök gürültüsüne uyandım. Şimsekler eşliğinde Luna’nın silüteni görerek uykuya daldım. Sekizdi uyandığımda. Hızlı bir tur ve işe geldim. Dolunayın ağırlığı üzerimde. Karnımda bir ağrı var. Tahamülsüzüm. Bu hafta eski seneden hissi veriyor. Gri alanlar beyaza doğru gitmiyor hissim var. Her gün insanı anlamaya sevmeye uyanıp içinde bulundukları muğlaklık beni bazı sabahlar daha… Continue reading Ocak 3, Çarşamba

kış ışıkları

bu sabahta rüyamın etkisi ile uyandım, buraya değil ama rüya defterime yazdım, yazarken de aşık olduğum adamı düşündüm, sevgilisinin rüyalarını yazarak kitap çıkaran yazardan ona bahsettiğimde ne romantik demişti. ben onun kitabını yazmak istiyorum hem mecaz hem de gerçekten onun geldiği geçtiği yolları anlatan bir kitap.

geç uyandım, luna sanırım yağmur yağıyor diye beni her zamanki saatimiz 7’de uyandırmak istemedi, ya da gerçekten artık onunla duygu birliği yakaladık,  karnımın ağrısını bir şekilde biliyor ve bırak uyusun zaten hafta başından beri yatağa 9:30’da giriyor dedi.

yoga yapmadım.

yapamadım, yapmadım. a harfi tüm anlamı nasıl da değiştiriyor, sabah masal kitabından çok güzel bir cümle okudum, eylemlerin önceliklerini gösterir.

niyama’nın bir kez daha asana öncesinde neden geldiğini idrak ettim, bu da yoga. yama, niyama, asana. 1,2,3 kaldı beş ayak daha. yolumuz uzun.

bu sabah yapmama nedenim suların kesik olmasıydı. 12 saatten uzun bir süredir sular kesik, su olmaz ise ben yaşamam, elektrik olmasın dayanırım, su olmadan asla.

akşam yaparım.

kendine şefkat ve zaman ver, önemli bir kırılma yaşıyorsun, sabahına ama her sabahına yeni bir şey ekliyorsun, hayatına ekliyorsun.

sabaha eklemek durumunda da değilim, zorla değil, zerafetle ve içten gelişle,  yoga yaparak başladığım günlerdeki hafifliğimi, etrafa bakışımı, gülümsememi  bildiğimden içimden gelen dürtü sabahına kat diyor ;

tuvalet, luna, duş, yoga, iş.

bu sıralama  benimle ol.

bu yazı draft’ta kalmış, 7 ocak 2017

2 Ocak, Salı

Sabah pelte halinde uyandım. Olumlu pelte, sanki yatakla liflerimiz birbirine geçmişcesine tek vucüt olmuştuk. Luna’yı severek oyalayıp biraz daha uyudum. Aklımdan insanın yataktan çıkması için bir nedeni olması bunun içinde kim olduğunu bilmesi bu bilginin de bilgece hayata geçmesi gerekir diye düşüncelerle, yavaşca yataktan kalktım, sağ dizim sol kalçamda bir şey çekti battı ayaklarım yerle… Continue reading 2 Ocak, Salı

Ocak 1, Pazartesi

Bir şey nasıl başlarsa öyle devam eder diye bir söz vardır. Sene, pazartesi günü başladı. Düzenli, başladığı haftayı tatil olarak dört iş gününe indirerek bize ilk kıyağını çekti. Pazartesi, güneşli serin taze bir havada yürüme imkanı tanıdı. Sessiz dingin bir seneye aya ve haftaya başlangıç. Uyandım, az baş ağrısı ile. Dışarı attık kendimizi. Yarım saat… Continue reading Ocak 1, Pazartesi